Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, tütünün ülkenin en büyük ve en kötü bağımlılığı olduğunu vurgulayarak sigarayı bırakmak için her vatandaşın özel çaba göstermesini istedi. Bakan Memişoğlu, “Bu mücadele milli bir mücadeledir, bu mücadele sağlık mücadelesidir” ifadelerini kullandı.

Yeşilay’ın Sepetçiler Kasrı’ndaki genel merkezinde düzenlenen “Dumansız Kampüs, Sağlıklı Gelecek Projesi” tanıtım programında konuşan Memişoğlu; kilo, hareketsizlik ve bağımlılık gibi toplum risklerine de dikkat çekti. Memişoğlu, sigarayla mücadeleyi toplumsal bir çaba olarak yürütmeyi hedeflediklerini belirtti.

“Dumansız Kampüs” projesi neyi hedefliyor?

Programda “Dumansız Kampüs, Sağlıklı Gelecek Projesi”nin üniversitelerde tütünsüz ve sağlıklı yaşam kültürünün yaygınlaştırılması amacıyla hayata geçirildiği aktarıldı. Sağlık Bakanı Memişoğlu, kötü alışkanlıklardan uzak bir Türkiye oluşturmak için çaba gösterildiğini ifade etti.

Ülke gündeminde hangi sağlık riskleri öne çıktı?

Memişoğlu, “Sağlıklı bir toplumumuz var mı?” sorusunun gündemde tutulması gerektiğini söyledi. Gelişmiş toplumlarda görülen hastalıklara işaret ederken ülke genelinde normal kilonun üstündeki nüfusun oranına değindi ve aşırı kilonun toplum için önemli bir risk olduğunu dile getirdi.

Hareketsizlik ve bağımlılık neden kritik görülüyor?

Memişoğlu, toplumun sağlık sistemini yalnızca hastalandığında değil, sağlıklı kalmak ve hastalıkları önlemek için de etkin şekilde kullanması gerektiğini belirtti. Ayrıca hareketsizlik ve bağımlılığın; yaşam tarzı, yaşam kültürü ve yaşam kalitesi üzerinde sorunlara yol açtığını vurguladı.

Tütün ve sigara bağımlılığıyla mücadelede ne denildi?

Memişoğlu, tütünün ülkenin en büyük bağımlılığı olduğunu aktararak vatandaşların önemli bir bölümünün sigara ve tütüne bağımlı olduğuna dikkat çekti. Mücadelenin sağlık boyutu kadar milli bir mücadele olarak da ele alındığını ifade etti.

  • Sigara kanser, solunum yolu hastalıkları ve kalp-damar rahatsızlıklarının başlıca nedenlerinden biri olarak değerlendirildi.
  • Bağımlılıkla mücadelede destek mekanizmalarına başvurunun önemine işaret edildi.
  • Nikotinin 3 gün içinde vücuttan tamamen atıldığı, sonrasında psikolojik ve sosyolojik sürecin yönetilmesinin öne çıktığı belirtildi.
  • Sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlara ücretsiz ilaç desteği sağlandığı ifade edildi.

Memişoğlu sayılarla nasıl bir çerçeve çizdi?

Memişoğlu, sigaranın görünür olmaktan çıkarılması gerektiğini söyledi ve “Sigara insanları maalesef hastalandırdığı gibi ekonomik olarak da büyük zarar vermeye başladı” değerlendirmesini yaptı. İlgili açıklamada, Türkiye’de 2025 yılında satılan paket sayısına ve kişi başı ortalama paket tüketimine dair rakamlar paylaşıldı.

Programda ayrıca sigaraya bağlı sağlık harcaması tutarı üzerinden de bir çerçeve çizildi. Memişoğlu, hedefin sigarayı hep birlikte ülke gündeminden çıkarmak olduğunu vurguladı.

YÖK ve Yeşilay tarafı hangi uygulama yaklaşımını anlattı?

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, tütün, alkol ve uyuşturucu gibi zararlı maddelerle mücadelede kurumların ortak sorumluluğuna dikkat çekti. Özvar, bağımlılıkla mücadelenin aileden okula, üniversiteden kamu kurumlarına, sivil toplum kuruluşlarından yerel yönetimlere uzanan bütüncül bir milli mesele olduğunu söyledi.

  • Bağımlılıkla mücadelede yasal düzenlemeler ve denetimlerin tek başına yeterli olmadığı belirtildi.
  • Gençleri merkeze alan kapsayıcı politikaların önemine vurgu yapıldı.
  • Üniversitelerin, gençlerin arkadaşlık ilişkileri kurduğu ve sosyal alışkanlıklar edindiği yaşam alanları olduğu ifade edildi.
  • “Dumansız Kampüs” yaklaşımının yalnızca tütün kullanımını sınırlandıran değil, kurumsal kültürün parçası haline gelen bir adım olarak görüldüğü aktarıldı.

Dumansız Kampüs Uygulama Rehberi hangi çerçeveyi kapsıyor?

Özvar, Sağlık Bakanlığı, YÖK ve Türkiye Yeşilay Cemiyeti iş birliğiyle hazırlanan “Dumansız Kampüs Uygulama Rehberi”nin yol haritası sunduğunu ifade etti. Rehberde yükseköğretim kurumları için mutlak kriterler ve sürdürülebilirlik kriterleri olmak üzere iki temel çerçeve oluşturulduğu belirtildi.

  • Mutlak kriterlerin kurumsal düzeyde dumansız kampüs anlayışının yerleşebilmesi için asgari ve zorunlu uygulama başlıklarını kapsadığı aktarıldı.
  • Sürdürülebilirlik kriterlerinin uygulamaların sürekliliğini, izlenebilirliğini ve sürekli iyileştirmeyi hedeflediği ifade edildi.
  • Kampüslerde kapalı alanların yanı sıra açık alanlar ve eklentilerde tütün ürünlerinin kullanımını önleyici düzenlemeler yapılacağı vurgulandı.
  • Kampüs sınırları içinde tütün ürünlerinin satışı, reklamı, tanıtımı ve görünürlüğünün engellenmesi gerektiği anlatıldı.
  • Öğrenci ve akademik/idari personelin tütün kullanımının ve pasif maruziyetin zararları konusunda periyodik eğitim alacağı kaydedildi.

Programda ayrıca Genç Yeşilay Kulüplerinin yaygınlaştırılmasına ve tütün kullanan bireyleri dışlamak yerine bırakmaya teşvike odaklanılacağına dikkat çekildi. Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Mehmet Dinç de projenin gençlerin korunması açısından önemini vurguladı.