Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), yılın beşinci faiz kararını 23 Temmuz Perşembe günü saat 14.00'te açıklayacak. Ağustos ayında toplantı bulunmadığı için temmuz kararı, sonbahara kadar para politikasının yönünü belirleyecek olması nedeniyle piyasalar tarafından "yılın en kritik toplantılarından biri" olarak nitelendiriliyor.
Faiz üç toplantıdır yüzde 37'de
TCMB, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faizini son olarak 11 Haziran'daki toplantısında değerlendirmiş ve yüzde 37 seviyesinde sabit bırakmıştı. Nisan toplantısında da değişikliğe gidilmemişti. Haziran kararı öncesinde yapılan 20 katılımcılı ekonomist anketinde 17 ekonomist faizin sabit tutulmasını beklerken, 3 ekonomist 300 baz puanlık artırım öngörmüştü; Kurul piyasa beklentisine paralel hareket etmişti.
Haziran toplantısının karar metninde Kurul, "enflasyonun ana eğilimindeki değişimleri ve iktisadi faaliyetteki yavaşlama sinyallerini" birlikte değerlendireceğini belirtmiş, enflasyon görünümünde "belirgin ve kalıcı bir bozulma" olması durumunda para politikası duruşunun sıkılaştırılacağı mesajını yinelemişti. Metinde ayrıca, yılın ilk aylarındaki yükselişin ardından enerji fiyatlarının etkisiyle nisanda artan enflasyonun ana eğiliminin mayısta bir miktar gerilediği tespiti yer almıştı.
Enflasyondaki yavaşlama alan açıyor mu?
TÜİK verilerine göre haziranda aylık enflasyon yüzde 0,99 ile 2026'da ilk kez yüzde 1'in altına indi; yıllık enflasyon yüzde 32,11 oldu. Aylık enflasyondaki bu belirgin yavaşlama, piyasada "indirim penceresi açılıyor mu" tartışmasını alevlendirmiş durumda. Buna karşın Merkez Bankası'nın mayıs ayında yayımladığı Enflasyon Raporu'ndaki revizyon, temkinli duruşun süreceğine işaret ediyor: Banka, savaş kaynaklı enerji şoklarının ardından 2026 ara hedefini yüzde 16'dan yüzde 24'e, 2027 hedefini yüzde 9'dan yüzde 15'e yükseltmiş; 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 26 olarak açıklamıştı.
TCMB Başkanı Fatih Karahan rapor sunumunda, "Savaşın özellikle enerji ve ulaştırma hizmet fiyatlarına ve dolayısıyla enflasyona hızlı yansımasına şahit olduk" değerlendirmesini yapmış, dezenflasyon konusunda "kararlılığımızdan taviz vermediğimizin altını çizmek istiyorum" ifadesini kullanmıştı. Karahan şubat ayındaki sunumda da faiz indirimi için "eşiğin bir miktar yüksek göründüğünü" söylemişti.
Piyasa ne bekliyor?
TCMB'nin haziran ayı Piyasa Katılımcıları Anketi'ne göre katılımcıların medyan beklentisi, politika faizinin hem temmuz hem de eylül toplantısında yüzde 37'de sabit tutulması yönünde. Üçüncü toplantı için beklenti yüzde 36,34'e işaret ederken, 12 ay sonrası için politika faizi beklentisi yüzde 30,14, yıl sonu beklentisi ise yüzde 35 düzeyinde bulunuyor. Yani piyasa, ilk ölçülü indirimin yılın son çeyreğinde gelebileceğini fiyatlıyor.
Ekonomistler, temmuz kararında faizden çok karar metninin dilinin önemli olacağını vurguluyor. Metinde iktisadi faaliyetteki yavaşlamaya yapılacak vurgunun güçlenmesi, ekim veya aralık toplantısında indirim kapısını aralayan bir sinyal olarak okunacak. Buna karşılık jeopolitik gerilimin sürmesi, petrol fiyatlarının 84-85 dolar bandındaki seyri ve akaryakıt zamlarının temmuz enflasyonuna yapacağı katkı, Kurul'un elini temkinli tarafta tutuyor.
Faiz kararı vatandaşı nasıl etkileyecek?
Politika faizinin seyri, günlük hayatta kredi ve mevduat faizleri üzerinden hissediliyor. Faizin yüzde 37'de kalması durumunda ihtiyaç kredisi, taşıt kredisi ve konut kredisi oranlarında kısa vadede belirgin bir gevşeme beklenmiyor; bankaların 1 milyon TL'lik konut kredisinde aylık yüzde 2,49 ile yüzde 3,95 arasında değişen oranları güncelliğini koruyor. Mevduat tarafında ise yüksek faiz ortamı TL cinsi tasarrufu cazip tutmaya devam ediyor. Olası bir indirim sinyali, önce kredi faizlerine değil piyasa beklentilerine yansıyacak; kalıcı ucuzlama için indirim döngüsünün fiilen başlaması gerekiyor.
İş dünyası cephesinde ise sanayi ve ticaret odaları, yüksek finansman maliyetlerinin yatırım ve istihdamı baskıladığını belirterek indirim döngüsünün bir an önce başlatılması çağrısını yineliyor. Buna karşılık ekonomi yönetimi, dezenflasyon sürecinin kalıcılığının önkoşul olduğu görüşünde. Bu gerilim, önümüzdeki toplantılarda karar metinlerinin her kelimesinin piyasalar tarafından didik didik edilmesine yol açıyor.
Yılın kalan takvimi
TCMB 2026'da toplam sekiz PPK toplantısı yapıyor. 23 Temmuz'un ardından Kurul 10 Eylül, 22 Ekim ve 10 Aralık tarihlerinde toplanacak. Banka'nın orta vadeli hedefi, enflasyonu kademeli olarak yüzde 5'e düşürmek. Sabit gelirliler açısından ise faiz patikası kadar, 2027 zam dönemini şekillendirecek olan ikinci yarıyıl enflasyonu belirleyici olacak; temmuz verisi 3 Ağustos'ta açıklanacak.
0 Yorum
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.