Türkiye elektrikli otomobil pazarı, 2026'nın ilk yarısında 81.331 adetlik satış ve yüzde 18,5'lik pazar payıyla tarihinin en güçlü dönemlerinden birini yaşadı. ODMD verilerine göre 160 kW altı güçteki elektrikli otomobillerin satışı yüzde 7,7 artarak pazardan yüzde 16,6 pay alırken, 160 kW üstü segment yüzde 54,1 daraldı ve payı yüzde 1,9'a indi. Hibritler ise 145.804 adet ve yüzde 33,1 payla elektrifikasyon dalgasının en büyük kanadını oluşturdu.

Togg iki modeliyle zirvede

Elektrikli pazarın tartışmasız lideri yerli üretici Togg. T10X ve fastback T10F modelleriyle ilk altı ayda 21.248 adetlik satışa ve elektrikli pazarında yüzde 26,3 paya ulaşan marka, haziran ayında da iki modelini birden ilk üçe soktu: T10X 2.933 adetle birinci, T10F 1.570 adetle üçüncü oldu. İkinci sıradaki KGM Torres EVX 1.658 adet satarken; Mini Countryman (1.410), Opel Frontera (845), Volvo EX30 (742) ve Kia Niro EV (642) listenin devamında yer aldı. Tesla Model Y 398 adetle onuncu sıraya gerileyerek dikkat çekti.

Togg cephesinde üretim tarafında da önemli bir eşik aşıldı: Gemlik kampüsü nisan ayında kümülatif 100 bin araç üretimine ulaştı. Şirketin 2026 satış hedefi 60 bin adet. Avrupa açılımında ise Almanya'da eylül 2025'ten bu yana toplam 261 araç teslim edildi; T10X'in Almanya başlangıç fiyatı 34.295 Euro seviyesinde bulunuyor.

Temmuz itibarıyla Togg'un Türkiye fiyat listesi T10F V1'de 1.884.980 TL'den, T10X V1'de 1.909.048 TL'den başlıyor; dört çeker 4More donanımlar 3,2 milyon TL'yi aşıyor. Marka, V2 donanımlarda 12 ay vadeli 600-800 bin TL'ye kadar yüzde 0 faizli kredi kampanyası yürütüyor.

Şarj ağı hızla büyüyor

Elektrikli satışları destekleyen kritik altyapı tarafında da büyüme sürüyor. Togg'un şarj iştiraki Trugo, 81 ilin tamamında 1.500'ün üzerinde ultra hızlı DC istasyon ve 3.000'in üzerinde aktif sokete ulaştı; araçlar yüzde 20'den 80'e 30 dakikanın altında şarj olabiliyor. Türkiye genelinde ise EPDK verilerine göre ocakta 39.694 olan toplam şarj soketi sayısı nisanda 43 bini aştı. Buna karşılık trafikteki elektrikli araç sayısının 389 bini geçtiği dikkate alındığında, araç başına soket oranının korunması için yatırım temposunun sürmesi gerekiyor.

Çinli markalarda sert düşüş

Yılın çarpıcı gelişmelerinden biri, Çinli markaların pazar payındaki gerileme oldu. Ocakta yüzde 11,8 olan Çinli markaların payı nisanda yüzde 5,39'a indi. Ocak-nisan döneminde Chery 8.190, BYD 6.574, Omoda&Jaecoo 3.835, MG 938 adet satış yaptı. Özellikle BYD'de tablo dikkat çekici: İthalat kotası ve vergi avantajının kaybedilmesiyle şubattan bu yana ithalat yapamayan markanın satışları ocaktaki 3.866 adetten haziranda 83 adede kadar düştü.

BYD'nin Manisa'da kurmayı taahhüt ettiği 1 milyar dolarlık, yıllık 150 bin araç kapasiteli ve 5 bin istihdam hedefli fabrikaya ilişkin belirsizlik de sürüyor. Sahada fiilen inşaata başlanmadığı yönündeki haberlere karşılık Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Problem yok, BYD yetkilileri bu hafta buradaydı" diyerek projenin devam ettiğini savunmuştu. Chery'nin Samsun'a yönelik 1 milyar dolarlık fabrika planında da resmi anlaşma henüz imzalanmış değil.

Vergi makası pazarı yeniden şekillendirdi

Elektrikli pazarındaki segment kayması, büyük ölçüde vergi politikasının sonucu. Temmuz 2025'te yapılan ÖTV düzenlemesiyle elektrikli otomobillerde oranların yüzde 25-75 bandına çıkarılması, özellikle 160 kW üzeri güçteki premium elektriklilerin fiyatını sert biçimde yukarı itti; bu segmentin satışlarındaki yüzde 54'lük düşüş bunun doğrudan yansıması. Buna karşılık 160 kW altındaki, ağırlıklı olarak B ve C segmenti elektrikliler hem daha düşük vergi dilimi hem de genişleyen model arzıyla büyümesini sürdürdü. Fiat Grande Panda ve Citroen e-C3 gibi 1,4-1,5 milyon TL bandındaki elektriklilerin en ucuz otomobiller listesine girmesi, elektrikli aracın artık giriş segmentinde içten yanmalı rakipleriyle fiyat bazında yarışabildiğini gösteriyor.

Kullanım maliyeti tarafındaki avantaj da talebi besliyor: Ev şarjında kilometre başına maliyet, benzinli bir aracın yakıt giderinin dörtte birine kadar inebiliyor. Buna karşılık kasko primleri, batarya değişim maliyetine ilişkin endişeler ve ikinci el değer kaybı, alıcıların kararında hâlâ frenleyici unsurlar olarak öne çıkıyor.

Sektör analistleri, yerli üretim avantajı ve şarj ağındaki genişlemeyle birlikte elektrikli araç payının yıl sonunda yüzde 20 eşiğini zorlayabileceğini; pazarın yönünü ise ÖTV politikası ile kur seyrinin belirleyeceğini ifade ediyor.